Erişkin Dejeneratif Skolyoz

Skolyoz genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan bir durum olmakla birlikte, yıllar içinde bu bireyler büyümekte ve yetişkin skolyozlu bireyler olarak hayatlarına devam etmekteler. Tedavi edilmeyen skolyoz vakalarında, deneyimlerimize dayanarak söyleyebiliriz ki, ileri yaş dönemlerinde hem skolyotik postürün gelişmesi ile hem de ağrı ve ya asimetrik yüklenmeye bağlı olarak farklı omurga problemleri görülebilir. Konservatif tedavi dediğimiz 3 boyutlu egzersiz uygulamaları sadece ergenlik döneminde değil yetişkinlik döneminde de skolyoz tedavisinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.

Yetişkin bireyler genellikle iki spesifik skolyoz tipinden etkilenirler:Adölesan İdiyopatik Skolyoz ve Erişkin Dejeneratif Skolyoz.

Erişkin Dejeneratif Skolyoz Adölesan İdiyopatik Skolyoz

Ergenlik döneminde başlayan fakat tedavi edilmeden bırakılan idiyopatik skolyoz vakalarında ileri yaşlarda, özellikle 40° veya üzerindeki eğriliklerde zaman içerisinde artış olabilmektedir. Bu nedenle ergenlik döneminde teşhis edilmiş idiyopatik skolyoz vakaları mutlaka belirli periyotlarda takip edilmeli, eğriliğin derecesi sadece büyüme döneminde değil ileri yaşlarda da izlenmelidir. Böylece omurgada oluşacak dejenerasyonları önlemek, kişinin yaşam kalitesini artırmak mümkün olacaktır.

Erişkin Dejeneratif Skolyoz

Erişkin skolyozunun en sık görülen formudur. Yaşlanmanın sonucu olarak omurga yapısında meydana gelen değişikliklere bağlı oluşmaktadır. Genellikle 50 yaşından sonra görülmekle birlikte en yoğun 65 yaş üstü kişilerde rastlanmaktadır. Bu yaş döneminde ortaya çıkan osteoporoz erişkin dejeneratif skolyozun nedeni olabileceği gibi var olan sorunun daha da ilerlemesine neden olabilmektedir.

İdiyopatik Skolyoz Dejeneratif Skolyoz Sıklıkla bel bölgesinde görülmekle birlikte boyun ve sırt bölgelerinde de dejeneratif skolyoz gözlemlenmektedir. Zaman içerisinde omurgadaki eğrilik omurgadan çıkan sinirlerin kanal içinde sıkışmasına ve bunun sonucunda da kişide bel ve sırt ağrılarına veya güç kaybı, uyuşukluk gibi şikayetlere neden olmaktadır.

Erişkin skolyozunda kişi genellikle ağrı şikayeti ile doktora gider. Kesin tanı için ayrıntılı fizik muayene, MR, X-ray gibi görüntüleme yöntemleri kullanılarak uygun tedavi programı planlanır.

Uygulanacak tedavi programında öncelikle ağrı şikayeti varsa bunun giderilmesi gerekir. Sonraki süreçte kişinin yaşam kalitesini artırmak ve eğriliğin ilerlemesini durdurmak amacıyla 3boyutlu egzersiz uygulamaları kişiye özel modifiye edilerek uygulanmalıdır. Yaş ve eğriliğin derecesi göz önünde bulundurularak planlanan egzersiz programının, klinikte ve evde düzenli uygulanması kişinin hem günlük yaşam aktivitelerinde daha rahat etmesini hem de postüral olarak daha iyi görünmesini sağlayacaktır. Konservatif tedavi ile sonuç alınamayan vakalarda cerrahi yöntemler düşünülmelidir.